Gelen vuruyor, giden vuruyor.
Öğrencisi, velisi, müsteşarı, bakanı, medyası, akla kim geliyorsa, vurun abalıya misali hıncını öğretmenden çıkartıyor.
Kötü giden her şeyin sorumlusu eğitim, eğitimin bu noktaya gelmesinin nedeni de öğretmenler!
O zaman vurun abalıya.
Oysa en fedakâr olan onlar.
Teröre, depreme şehit veren de onlar, en zor koşullarda çalışanlar da onlar.
Hak ettiklerinde, hatta çoğu zaman hiç hak etmedikleri halde, en ağır eleştiriyi alan yine onlar.
Peki ya övgü? Teşekkür? Ya da mini minnacık da olsa takdir?
Ara ki bulasın.
Ne olur artık birileri onlara sahip çıksın. Atatürk boşuna Başöğretmen olmadı. Boşuna hayata bir kez daha gelsem öğretmen olurdum demedi.
Onları hep baş tacı etti.
Peki ya ondan sonrakiler?..
Bir ülke, öğretmenine verdiği önem kadar çağdaştır.
Gerisi hikâye!..











